Doğumu Başlatma ve Hızlandırma

Bazen doğumun başlatılması gerekir. Çoğu vakada, rahimde kalırsa fetusun durumu için endişe duyulması sonucudur. Bu fetusun rahim içinde, monitörle denetlenmesi sonucu ulaşılan kanıdır. Bazı durumlarda, kasılma olmamasma rağmen doğum suni sancı ile başlatılır. Bazı durumlarda da, doğum, annenin durumu için duyulan kaygı sonucunda başlatılmıştır. Doğumun başlatılması mümkün olduğunca doğum zamanına yakın olmalıdır. Tabi bazen doğumun başlatılamaz, başarısız olur ve bunun sonucunda sezaryen yapılır. Doğumu başlatmak için birkaç metod vardır. Bunlar aşağıda detaylıca anlatılmıştır.

BAŞLATMA VE HIZLANDIRMA NEDİR
Doğumun başlatılması ne anlama gelir?
Doğumun başlatılması, rahim kasılmalarının başlatılmasıyla başlayan süreçtir. Aynı zamanda serviksin doğumda açılmasını kolaylaştıracak işlem de bu sürece dâhildir.
Doğumu hızlandırmayla farkları nedir?
Doğumu arttırmada, kadın zaten doğumdadır, fakat doğumun ilerlemesi yetersizdir. Bu, sadece süreci hızlandırma işlemidir.
Doğumun başlatılması ne zaman gerekli görülür?
Genelde fetusla ile ilgili ve nadiren anne ile ilgili nedenlerden dolayı, doğumun başlatılması uygun görülür. Fetusla ilgili gelişim geriliği, annede tekrarlayan vajinal kanama ve diyabet ve enfeksiyon gibi durumlarda doğumun başlatılması uygun görülür.
Doğumun başlatılmasında fetusla iligili başka nedenler var mıdır?
Evet. membran rüptürünün uzaması riskili bir durumdur, enfeksiyon rahim oyuğuna ulaşabilir ve bebeği etkileyebilir. Bu durumda
Peki ya uzamış hamilelik için ne söylenebilir?
Bu doğumu başlatmak için en sık karşılaşılan nedendir.
Hamileliğin 40. haftasına kadar doğum gerçekleşmemişse, doktorlar, bebeğin durumu iyiyse, beklemeyi tercih ederler. Her şey yolun-daysa 10-14 gün arası beklenir. Bu noktadan sonra, doğumun başlatılma işlemi faaliyete geçirilir.
Annenin diyabetli olması neden doğumu başlatmak için bir nedendir?
Eğer insülin bağımlısı diyabet hastası hamilelikte iyi kontrol edilmemişse, fetus risk altındadır, hatta fetusun ölme ihtimali de vardır. Doktorlar, fetusun rahim dışında yaşama olasılığından emin olunca, doğum başlatılır.
Hamilelikle başlayan diyabet durumunda ise, doğumun başlatılması için bir sebep değildir.
İyi kontrol edilmiş diyabet hastalan pek risk altında sayılmazlar, hatta doktorlar 40 hafta dolana kadar doğumu başlatmanın gereksiz olduğu konusunda hemfikirdirler.
Fetusun iri olması, doğumu başlatmak için bir neden midir?
Bu ayrı bir tartışma konusudur. Bazı doğum uzmanları, iri bir bebek eğer 37. haftada olgunlaşmışsa, daha da büyümeden doğumun başlatılması gerektiğini savunurlar. Böylece potansiyel zor bir doğum, hatta sezaryen yapma olasılığından kaçınılmış olunur. Bu kam hakkında kesin bir delil yoktur.
Makat gelişi pozisyonu, doğumu başlatmak için bir neden midir?
Hayır. Bazen elle müdahale ile fetus, makat gelişinden baş gelişi yönüne doğru çevrilir. Fetusun tekrar pozisyon değiştirme ihtimali olduğundan, bazı doktorlar, bu durumda doğumun başlatılması gerektiğini savunurlar.
Önceki doğumlarla ilgili hikâyelerin, doğumu başlatma açısından etkisi var mıdır?
Olabilir. Önceden, hamileliğin son zamanlarında ölü doğum gibi bir durum yaşanmışsa, bu kez, doğumun 37-38 hafta gibi başlatılması önerilebilir. Tabi bebeğin tamamen gelişmiş olmasına dikkat edilir.
Başarı oranından bahsetmektesiniz. Başlatılan doğumun başarısız olabilme ihtimali var mıdır?
Evet. Bu, nadiren olabilir. Başarı oranını etkileyen en önemli etken hamilelik haftasıdır. Hamilelik ne kadar ilerlemişse, basan oranı o derece artar. Ama tabi bu kesin bir sonuç değildir.
Doğumu başlatmaya neden olan anne ile ilgili durumlar nelerdir?
Eğer annenin ilaç kullanması gerekiyorsa ve hamilelik nedeniyle alamıyorsa, hamileliğin sonlarına yaklaşılmışsa, doğum başlatılır. Bu gibi durumlara; preeklampsi, böbrek yetmezliği ve kanser dahildir.
Ağrı, doğumu başlatmak için bir neden midir?
Olabilir. Doktorun ağrı sebeini bulması önemlidir. Bazen kurtarma amacıyla, ağrı durumunda doğumun başlatılması uygun görülür.
Fetusla da, anneyle de ilgisi olmayan sebepler var mıdır?
Evet. Fetusun ölmesi durumunda, doğum başlatılır.
Fetus için öldürücü bir durum görüldüğünde de, doğum başlatılır. Anensefali (beynin olmaması), kromozomla ilgili bozukluklar, böbreklerin olmaması gibi durumlarda rahim dışı yaşam mümkün değildir.
Genelde, bu tip bulgular, 2. tremestrenin başlarında teşhis edilir ve hamileliğin sonlandırılması önerilir. Bazı vakalarda, bulgu geç keşfedilir, bu durumda da doğumun başlatılması gerekir.
Doğumun başlatılmasına neden olarak "sosyal gerekçeler" de gösterilir. Bunlar nelerdir?
Bu, gebelikle veya medikal nedenlerle gerçekleştirilen bir durum değildir. Ailenin özel isteği üzerine doğumun başlatılması uygun
görülür. Özel bir günde doğum yapma isteği, aileden birinin doğuma yetişebilmesi gibi nedenlerdir bunlar.

DOĞUM NASIL BAŞLATILIR
Doğum nasıl başlatılır?
Doğumu başlatmak için uygulanan iki ana yöntem vardır.
Prostaglandin, serviksi doğumu hazırlayan kimyasaldır. Ayrıca "oksitosik" etkileriyle, kasılmalara neden olurlar.
ikinci metod ise, "amniyotomi"dir. Amniyotomi; membran rüptürü yani suların gelmesini ifade eder. Her iki yöntemde de, damardan oksi-tosin verilmesi uygulanır.
Prostaglandin neye yarar?
Hamilelik süresince, serviks, kapalı ve serttir, böylece rahmin içindekileri tutmaya yarar. Doğum öncesinde, serviks yumuşar, incelir ve esnekleşir. Rahim kasılmalarının başlamasıyla, serviks de açılmaya başlar.
Prostaglandin, serviksteki bu değişikliklerin olmasına yardım eder.
Prostaglandin nasıl uygulanır?
En popüler olan metod; vajinal uygulamadır. Genelde bir jel şeklindedir ama bazen de vajina içine konan bir aletle de uygulanabilir. Bazı uzmanlar tablet şeklinde prostaglandin verirler ama bunun etkisinin daha az olduğu bilinir.
Yine vajina içine yerleştirilen düşük devirli aletler de vardır, bunlar istendiğinde hemen çıkarılabilirler. Bunlar, daha pahalı ve uzmanlar tarafından daha az beğenilen aletlerdir.
Doğumun başlatılmasında, damar içine prostaglandin uygulaması yapılmaz.
Vajinal prostaglandin kullanımıyla doğumun başlatılması için neler gerekir?
Öncelikle, çok iyi vajinal muayene yapılması şarttır. Bu, serviksin durumunu görmek ve prostaglandinin nereye ve dozajda uygulanacağını tam olarak bilmek için yapılır. Bundan sonra jel uygulanır. Bundan sonra fetus monitörle bir saat kadar takip edilir. Monitörle takip önemlidir, çünkü bazen rahim prostaglandine anormal cevap verir ve bu da fetal distrese neden olur. Bu nedenle monitör takibi çok önemli bir önlem alma yoludur.
Serviks hazır olana kadar, kaç kere prostaglandin uygulanması gerekir?
Çoğu kadına bir veya iki uygulama yapılır, bunlar 4 veya 6 saat arayla olur. Ama serviks istenilen cevabı vermiyorsa, daha çok uygulama yapılabilir.
Serviks hazır olduktan sonra, ne olur?
Bir sonraki adım amniyotomi veya sulan kırmaktır. Sular bir kere gelince, ardından kasılmaların gelmesi beklenir. Bazı uzmanlar, kasılmaların kendiliğinden gelmesini beklerken, diğerleri kasılmaların gelmesi için oxytocin verirler.
Prostaglandin uygulaması membran röptûre (zarın yırtılması) neden olur mu?
Bu nadiren olur. Prostaglandin jel uygulandıktan sonra, servikste değişiklikler başlar. Bunun direkt sonucu olarak, membran rüptürü gerçekleşebilir.
Serviks prostaglandine cevap vermiyorsa ne olur?
Bu doktor için zor bir durumdur. Kimisi, amniyotomi yapar ve oxy-tocin verir. Bu tip bir uygulamanm hata payı çok yüksektir. Eğer serviks buna uygun değilse ve açılmayacaksa, bunlar gereksiz olur.
İkinci bir seçenek ise, bu işlemin birkaç gün sonraya ertelenip, tekrarlanmasıdır. Bu, ancak bebeğin birkaç gün daha rahimde kalmasında sakınca yoksa uygulanabilir.
Üçüncü bir seçenek ise; sezaryen doğum yapmaktır.
Prostaglandin kullanımından sonra ne gibi yan etkiler olabilir?
Prostaglandin uygulamasından sonra, çoğu kadın bel ve karın ağrısından yakınırlar.
Diğer bir yan etki de, rahimde aşın hareket olmasıdır. Bu, fetal distrese neden olabilir. Bunu hafifletmek için ilaçlar alm bilir ve rahim sakinleşir.
Bir de nadiren görülen, kusma, bulantı, baş ağnsı gibi hafif yan etkiler vardır.
Prostaglandin uygulamasının uygun bulunmadığı durumlar var mıdır?
* Aşırı kanama olan bölgede
* Plasenta prevya varsa
* Fetus anormal bir pozisyonda yatıyorsa
* Glokom olarak bilinen göz rahatsızlığı varsa
* Doğum kanalında enfeksiyon varsa, uygulanması doğru bulunmaz.
Peki ya zar daha önce yırtılmışsa?
Bu, prostaglandin uygulamasını engellemez.
Önceki doğum sezaryen şeklindeyse?
Bunun bir zararı yoktur ama yine doktorlar bu konuda rahatsızlık duyarlar ve çoğu tekrar sezaryen yapılmasını uygun bulur.
Hangi durumlarda prostaglandin uygulaması gerekli değildir?
Serviksin durumu yeterince uygunsa, prostaglandin kullanımı gereksiz olur. Doktor, zarı yırtar ve büyük ihtimalle kasılmaları kuvvetlendirmek için oxytocin verir.
Oxytocinin yan etkileri nelerdir?
Oxytocin, rahimde kasılmayı sağlayan, natürel bir kimyasaldır. Eğer oxytocin çok verilirse, rahim fazla uyarılabilir. Kadın önceden birçok doğum yapmışsa, fazla uyarılan rahim yırtıla-bilir.
Bir de fetal distres tehlikesi olur. Bu tip sorunlar nadir görülür.
Konuştuklarımız haricinde, doğumu başlatmak için başka yöntemler var mıdır?
Bazı hormonlar ve kimyasallar denenmiş ama bunların çok yavaş ve etkisiz olduğu görülmüştür.
Bir de bazı mekanik preparasyonlar denenmiş ama bunlar da enfeksiyon riski taşıdıklarından, vazgeçilmiştir.
Anti-progestogen'ler için ne söylenebilir?
Bu kimyasallar kullanılmaktadır. Haklarındaki şüpheler ortadan kalktığı zaman daha yaygın olarak kullanılacaklardır.

HIZLANDIRMA
Doğumu hızlandırmaya ne zaman ihtiyaç duyulur?
Serviks açılıp, kasılmalar da başladıktan sonra verimin yeterli olmadığı zamanlarda hızlandırmaya ihtiyaç duyulur?
Doğumun hızlandırılma işlemi her zaman başarılı olur mu?
Hayır. Bazı vakalarda, oxytocin kullanılmasına rağmen, doğum hızlanmaz. Bu durumda, sezaryen yapılır.
Oxytocin, doğumu hızlandırmak için kullanılan tek yöntem midir? Evet. Hızlandırma işleminde protaglandinin yeri yoktur.

Yazının Kaynağı: Dr. joe Kabyemela- Dr. Leanne Bricker ( Hamilelik ve Doğum Hakkında Tüm Soru ve Cevaplar)

 

Yorumlar (3)Add Comment
...
Yazan asman, +
bende.39.haftalıkhamileyim bendede hiçbelirtiyok normaldogumistiyorum amahiçsancımyok çokbunaldım beklemekden diyeryandan bebekiçinzararlımıdiyekorkuyorum ama yinedebeklicem hepimizinallah yardımcısıolsun
...
Yazan sarina, +
salam.men 39haftalkik hamileyim,ikinci cocuga.25subatda dogum yapacagimi soylemis doktorum.cocuqda problem olmaz ki?evvelceden tesekkurler
...
Yazan aysun yılmaz, +
merhaba benim de 40. haftam 11 martta dolacak. henüz hiç bir doğum belirtim de yok. doktor bir kaç gün daha bekleyip sunni sancı vereceğini söyledi. Sevgili Elif, bol bol yürümek lazım sanırım. ben her gün 1 saat yürümeye çalışıyorum. Artık normal doğum yapamazsak da hem bebeğin hem kendimizin sağlığı için sezeryan olmamız gerekecek. Ama tek önemli olan sağlıklı bir bebeğe sahip olmamız.

Yorum Yaz
Daha kucuk | Daha Buyuk

busy
 
Kimler Sitede
Şu anda 65 ziyaretçi çevrimiçi
En Sevilenler