|
Bebeklerde Alışkanlık Kusmaları |
Gerek yenidoğan evresinde, gerekse daha ileri aylarda kusma oldukça sık rastlanan bir belirtidir. Yenidoğan bazen yaşamın ilk saatlerinde kanlı ya da amniyon sıvısıyla karışık mukus kusar. Bu kusma yararlıdır, çünkü bu maddeler atılmazsa bebeğin duyarlı mide mukozasını tahriş ederek ileride beslenme sonrası kusmalara neden olabilir. Bebek beslenmeye başlayınca, aşırı besin alımı ya da yutulan havanın geğirmeyle çıkarılamaması sonucunda genellikle az miktarda tam sindirilmemiş süt parçacıklarını ağızdan dışarı atar. Doğumdan hemen sonra başlayan kusmalar dikkatle izlenmelidir. Çünkü bunlar görece önemsiz durumlarda ve hastalık dışı koşullarda görülebildiği gibi aktif bir enfeksiyonun, beyin hastalıklarının ya da mide-bağırsak kanalının tıkanmasına bağlı lezyonlann habercisi de olabilir. Sütçocuklarında "alışkanlık kusması" pek çok nedenden kaynaklanabilir; bunlarm bazısı oldukça belirgin ve kolayca saptanabilen, ama bazısı da tam olarak açıklanamayan nedenlerdir. Bu durumda yalnızca belirtilere yönelik tedavi çoğu kez yararsızdır. Şimdi anne babanın gözlemlerinden hangilerinin tıbbi açıdan önemli olduğuna bir göz atalım: Kusmanın doğumdan ne kadar sonra başladığının, şiddetli, yani basınçlı ve fışkırma biçiminde olup olmadığının bilinmesi çok önemlidir. Kusmanın öğünlerle olan ilişkisi saptanmalı, öğünlerden hemen sonra mı, yoksa belli bir süre sonra mı başladığı, bu sürenin ne kadar olduğu gözlenmelidir. Dikkatli anne babalar kuşkusuz belirtilerin zamanla şiddetlenip şiddetlenmediğini, yani bebeğin günden güne daha sık, daha düzenli ve daha fazla kusup kusmadığını fark edebilirler. Kusmuk miktarının bebeğe verilen besinle eşit ya da ondan fazla olduğunu saptamak yaşamsal önem taşır. Ayrıca kusma özelliklerinin çocuk hekimine tanımlanması gerekir. Kusmuktaki süt çökeltisizse ve asit tepkimesi vermiyorsa kusmanın nedeni mideden daha yukarıda, yani yemek borusu ya da daha üst bölümlerde aranmalıdır. Tam tersine kusmuk güçlü asit yapısındaysa ve öğünde verilen miktardan daha fazlaysa nedeni midede, daha doğrusu mide boşluğunda aranır. Kusmalar öğünlerden bir süre sonra çıkıyorsa, arada uzun ya da kısa süreli kusmasız dönemler varsa, mide kapısı spazmı ya da darlığı (stenoz) söz konusudur. Ama bebek birkaç yudum süt aldıktan sonra aniden kusuyorsa, bu durum yemek borusunda bir darlığı akla getirir. Her iki durumda da, en azından başlangıç döneminde bebeğin sağlığı bozulmamış ve iştahı yerindedir. Alışkanlık kusmalarının en sık rastlanan nedenlerinden biri de bebeğe az besin verilmesidir. Her ne kadar garip görünse de bebeğin kusma nedeni yalnızca çok az yemesidir. Bu durum özellikle anne sütüyle beslenmede ortaya çıkabilir ve kesinlikle anne sütünün "kötü" olduğunu ya da bebeğin sindirim sisteminin anne sütünü kabul edemediğini göstermez; anne sütü az ve yeterince yağlı değilse bebeğin besin gereksinimini karşılayamaz. Aynı durum mamayla beslenen bebeklerde de görülebilir; süttozu suyla iyi kanştınlmamışsa bebek kusabilir. Bazen bir enfeksiyon, yemek borusu ya da mide kapısı darlığı ve beslenme bozukluğu-olmadan da bebek kolaylıkla, ama garip bir biçimde kusmaya başlar. Bu durumda kusmalar sık olmakla birlikte, birkaç gün ya da hafta boyunca beslenme sonrası kusma hiç görülmez. Bazen kusmalar yenidoğan evresinde başlayabilir (öğünden sonraki ilk yarım saat içinde); miktarı fazla değildir ve bebeğin kilo almasını engellemez. Bebek fazla kilo almasa da sağlık durumu son derece iyidir. Bu tip alışkanlık kusmaları zaman içinde duraklamalar, atlamalar gösterir ve kökeninde sindirim kanalının bazı işlevsel bozuklukları bulunur. Görece sık görülen bir bozukluk mide ağzı (kardiya) gevşekliğidir. Mide ağzı halka biçiminde bir büzgen kastır; yemek borusuyla mide cebi arasındaki sınırı belirler; besinler geçerken açılıp mide dolunca kapanarak mide içeriğinin yemek borusuna geri dönmesini ve dışarı atılmasını önler. Küçük bebeklerde geçici kas gevşekliği (kas gerginliğinin azalması), bazen çok belirginleşir ve büzgen kas iyice kapanamadığından besinler mideden geri dönerek kusmayla dışarı atılır. Bu durum özellikle bebek yatınlınca ortaya çıkar. Bebek her yemekten sonra dik tutulursa kusma engellenebilir; hatta bir küçük iskemlede ya da yastıklarla oluşturulmuş bir arkalığa yaslanarak dik oturma alışkanlığı edinirse tümüyle kaybolabilirler ya da en azından seyrekleşebilir. Bu "duruş tedavisi" sürekli uygulandığında iyi sonuç verir. Organik bir bozukluğa bağlı olmayan alışkanlık kusmalarının nedenleri arasında aerofaji de (hava yutma) sayılabilir. Bebek özellikle biberonla besleniyorsa önemli miktarda hava yutabilir ve geğirmeyle birlikte hemen her öğünden sonra kusabilir. Kusma bazen beslenmeden on dakika sonra görülür. Sorunu gidermek için mamaya yoğunlaştıncı tozların katılması ve "duruş tedavisi" etkili olabilir. Bu arada bebeğin gaz çıkarması sağlanarak midede aşırı bir gerginlik oluşması önlenebilir. Öğünün sonunda yaklaşık yirmi dakika bebeği sol kalçasının üzerine yatırarak tutmak da yararlıdır. Bebek bu konumdayken, hava yemek borusundan ya da mide kapısından geçerek bağırsak yoluyla mideden çıkabilir.
Yazının Kaynağı: Medicana
 |