Bebek Neden Ağlar, Bebek Ağlamasının nedenleri..

Ağlayan BebekYENİDOĞANIN AĞLAMASI
Ağlama hem mesajların en ilkeli, hem de henüz konuşmayı bilmeyenler için en etkili iletişim aracıdır. Annenin farklı ağlama tiplerini tanıması ve böylece bebeğin isteklerini, sanki sözcüklerle dile getirilmiş gibi doğru yorumlayabilmesi çok önemlidir. Sürekli ağlayan ve neden ağladığı anlaşılamayan bir bebekle karşı karşıya kalmak kadar sıkıcı ve üzücü bir durum vardır. İnsan, ağlamanın üzerinde durulması gereken bir belirti olduğunu, çünkü ciddi bir sorundan kaynaklandığım ve bebeğin yardım istediğini düşünür. Ayrıca bebeğe yeterince yardım edemediğini düşünerek suçluluk duygusuna kapılır. Gerçekten de ağlama çoğu kez ağrı ve rahatsızlık bildiren bir mesajdır. Yenidoğanlar ve sütçocukları çok ağlarlar ve ağlamayı gerektirecek pek çok geçerli nedenleri vardır. Diyelim ki, bebek kısa bir süredir annesine bir şeyler anlatmak için ağlıyor. Ağlama hiçbir işe yaramadan sürerse, endişe verici bir durum ortaya çıkabilir. Oysa bebek ağlama yoluyla sinyaller göndermekte ve bir anlamda kendi deneyimlerini iletmeye çalışmaktadır. Farklı koşullarda bebeğin tepkileri de farklıdır ve bu farklılıklar başlangıçta bebeği anlamayı zorlaştırır. Ama biraz çabayla onu anlamak kolaylaşır.
Bazen sorun fiziksel kökenli olabilir:
Acı çeken bir bebek gözyaşlarıyla ağlar.
Bazen de ağlama ruhsal kökenlidir.
Bebek kendim yalnız hissettiği ve korktuğu için ağlamaktadır. Bazı durumlarda
yalnızca annesinin dikkatim çekmek için ağlar.
Bazen de ağlamasının nedeni midesinin boş olmasıdır.

AÇLIK AĞLAMASI
Açlık ağlamasının çok tipik özellikleri vardır. Anne, ailenin öbür üyeleri ve meslekleri gereği sütçocuğunun çeşitli görünümlerini tanıyan kişiler bebeğin açlıktan ağladığını kolayca anlarlar. Açlık ağlaması, bebekte yemek verileceği izlenimini uyandıran hareketlerle hafifler. Örneğin annenin bebeği oturur duruma
getirmesi, vücuduna yaklaştırması Çocuk hiçbir zaman yok yere aniden ağlamaya başlamaz. ya da parmağını dudaklarına doğru uzatması bebeği sakinleştirir. Ama bu hareketlerin ardından mama gelmezse bebek eskisinden daha şiddetle ağlamaya başlar. Bazen bebek kendisi için hazırlanan mamanın hepsini bitirmiş ya da memeyi normalden uzun bir süre emmiş olduğu halde, hâlâ ağlamayı sürdürür. Böyle bir durumda bebeğin tok olduğu varsayıldığı için neden ağladığını anlamak güçleşir. Umut kırıcı bir başka durum da bebeğin açlıktan ağladığı halde kendisine uzatılan biberon ya da memeyi alır almaz bırakması ve öfke ya da mutsuzlukla yeniden ağlamaya başlamasıdır. Sık görülen böyle durumlarda
anne çok rahatsız olur ve bebeğim iyi besleyemediği duygusuna kapılır. Bebek meme emiyorsa meme başı ve süt akışının yeterli olup olmadığı kontrol edilmelidir. Biberonla besleniyorsa emziğin deliği kontrol edilmelidir. Ayrıca bebeğin duruşu da önemlidir. Biberonla beslerken bebek yatay değil, başı biraz yüksekte kalacak biçimde tutulmalıdır. Biberonun tutuluş açısı doğru olmalı, sütün çok sıcak ya da çok soğuk olmamasına dikkat edilmelidir. Bu tür durumlarda bebeğin ağzının içini de incelemek gerekir. Ağızda bir tür mantar enfeksiyonuna bağlı olarak gelişen pamukçuk ağız boşluğu üzerinde rahatsızlık verici ufak, beyaz tabakalar oluşmasına yol açar. Emmeyi önemli ölçüde zorlaştırarak bebeğin aç kalmasına ve ağlamasına neden olabilir.

SUSUZLUK AĞLAMASI
Fizyolojik sayılabilecek ağlamalardan bir bölümü de susuzluktan kaynaklanır. Aslında bebeğin açlık ağlamasının aynı
zamanda susuzluğa da bağlı olabileceği doğrudur, çünkü bebek hem besin, hem de sıvı gereksinimini sütten karşılar.
Gerçekten de anne sütü ve anne sütüne yalan bileşimle hazırlanan sütler, bebeğin hem sıvı, hem de kalori gereksinimini karşılayabilecek kıvamdadır. Yani kural olarak bebeğe ayrıca su vermeye gerek yoktur (inek sütü verilmesi durumunda aynı şey söylenemez; çünkü inek sütü anne sütünden çok tuzludur). Gene de bazı koşullarda bebeğin su içmesi gerekebilir. Kışın kaloriferin yol açtığı sıcak ve kuru ortamlarda ve sıcak yaz günlerinde
su gereksinimi artar. Otomobilde yolculuk da su kaybına yol açan en önemli etkenlerden biridir. Bebekle yolculuğa
çıkarken ona verecek su bulundurulması gerekir.

YADIRGAMA AĞLAMASI
Açlık ya da susuzluk ağlaması vücudun doğasından gelen fizyolojik ağlamalardır. Buna karşılık bebeğin yabancı biri yaklaştığında ağlaması ruhsal kökenlidir. Yenidoğanlar yalanlarıyla yabancıları ayırt edemezler. Ama aylar geçtikçe bebeklerin çoğu yabancı birinin kucağına gitmekten hiç hoşlanmaz. Bu fizyolojik
bir ağlamadır ve son derece normaldir. Hatta eskiler bebeğin yabancı birinin kucağında ağlamamasını bir hastalık belirtisi gibi görürlerdi. Benzer biçimde bebeğin annesinin dikkatini çekmek için ağlaması da fizyolojik bir olaydır. Erişkinler bir insanı çağırmak istedikleri zaman onun adım söyleyebilirler. Oysa bebek konuşamadığı için, isteğini belirtmek amacıyla kullanabileceği tek dil ağlamaktır.
Bununla birlikte bebek fizyolojik İnatçı olmayan nedenlerle de ağlayabilir. Aniden ve ısrarla ağlamaya başlarsa önce altını ıslatmış ya da bir yerine iğne batmış olabileceği düşünülmelidir. Günümüzde bu tip önerilerin geçerliliği azalmıştır, çünkü artık çengelli iğneler kullanılmaz olmuş, eski bezler de neredeyse
ortadan kalkmıştır. Bunların yerini bir kez kullanılıp atılan bezler almıştır. Ayrıca bebek bir şeyler, onu rahatsız ettiği için de ağlayabilir. Sıcak, soğuk ya da gürültülü bir ortam onu rahatsız ederek aniden başlayan aralıklı ağlamalara neden olur. Genellikle gece ortaya çıkan ağlamalar kulak ağrısına bağlı olabilir. Bunun dışında yutak ya da idrar kesesi iltihabı gibi önemsiz enfeksiyonlara ya da bezinin yol açtığı pişiklere bağlı ağlamalar da görülebilir.

KARIN AĞRISINA BAĞLI AĞLAMA
Çeşitli istatistiklere göre anne sütüyle ya da hazır mamayla beslenen bebeklerin yüzde 10-30 kadarı her gün belli bir saatte ve aşağı yukarı belirli bir süre boyunca ağlamaktadır. Bu tür ağlama bebek birkaç haftalıkken başlar, büyüdükçe şiddetlenir ve üç ay sonra ortadan kalkar. Bazı bebeklerde ağlama şiddetli değildir; birlikte görülen başka belirtiler de yoktur. Ama büyük çoğunluğu oluşturan öbür grupta ağlama şiddetlidir ve karınla ilgili bir ağrının da bulunduğunu gösteren belirtiler vardır. Bebek ağlarken kol ve bacakları titrer, yüzü kızarır. Karın duvarları şişmiş olabilir. İlk üç ayda kolik biçiminde gelen bu karın ağrıları hem aileler için bir endişe kaynağı, hem de çocuk hekimliğini en çok uğraştıran konulardan biridir. Çünkü bu ağrılann kaynağı henüz tam anlaşılamamıştır. Karın ağrıları bağırsak kasılmalarının artmasına bağlıdır. Şiddeti hem anneden anneye ve bebekten bebeğe göre, hem de besin alerjilerine bağlı olarak değişebilir.
Anne sütünün içinde alerjiye yol açabilecek kadar büyük moleküllerin bulunma olasılığı düşüktür. Ama bazen böyle bir durum ortaya çıkar ve bebek anne sütünü kabul edemez. Bu da ilk üç ayda kolik biçiminde ağnlara yol açabilir. Alerjiye yol açabilecek moleküller daha çok inek sütünde bulunur: Gerçekten de anne sütü alan bebeklerde anne, süt ve süt ürünlerinden vazgeçerse, anne sütüyle beslenmeyen bebeklerde de inek sütünün yerine bebeğe bitkisel mamalar ya da hidrolize proteinler verilirse bu belirtiler hafifler. Bununla birlikte bazı uzmanlar ilk üç aydaki kann ağnlanın alerjiye bağlıolmadığını savunmaktadır, çünkü diyet kısıtlamalanna yanıt vermeyen bebekler  de vardır. İlk üç aydaki karın ağrılarının nedeni ya da nedenleri tam bilinmediği için, her zaman etkili olacak tedavi programları da uygulanamamaktadır. Anne ve babaların güven kazanmasında bazen ilaç tedavisinin uygulanması etkili olur. Bu tip bir klinik tablonun hafifletilmesinin anne babalan çok sakinleştirebileceği ve sorunun kaynağındaki kısır döngüyü kırabileceği unutulmamalıdır. Buradaki kısır döngüyü karın ağrıları ve bebeğin ağlaması, dolayısıyla da anne babanın kaygılanması yaratır. Bu durum çocuğun daha da sinirlenip huzursuzlaşmasına ve ağrıları şiddetlenmesine yol açar. Üç ay koliklerini tanımak oldukça kolaydır, çünkü bunların günlük, saatlere bağlı bir ritmi vardır. Süreleri az çok düzensiz olabilir, çünkü özellikleri her zaman aynı değildir. Pek çok bebekte
ağlama krizi bazen bütün gün sürebilir ve çok şiddetli olabilir.

Yazının Kaynağı : Medicana

Yorumlar (6)Add Comment
...
Yazan nurdane yeşilyurt, +
benim oglum 10 aylık çok aglıo emeklerken otrrken neden aglıo anlamyrmsmilies/smiley.gifsmilies/smiley.gifsmilies/smiley.gifsmilies/smiley.gifsmilies/smiley.gif
...
Yazan burcu dorum, +
benim oğlum bir yaşına gireli 5 gün oldu ama hala aşırı ağlamaları kesilmedi.ilk doğduğu günden beri özellikle geceleri müthiş bir şekilde ağlıyor ve gece uykumuz ilk doğduğu günden beri yok. bilgileriniz için şimdeden teşekkür
...
Yazan hacerrrrr, +
bebeğim 60 günlük.son üç gündür müthiş ağlıyor.nazardan korkuyorum.annelik zormuş.annemin kıymetini birkez daha anladım
smilies/smiley.gifsmilies/smiley.gifsmilies/smiley.gifsmilies/smiley.gifsmilies/smiley.gifsmilies/smiley.gif
...
Yazan yazan ebru çalışkan, +
kızım 40 günlük çok aglıyor uykuda problemli ne yaparım bilemiyorum ALLAH tüm annelere yardım etsin
...
Yazan özcan yiğit, +
benim kızım 45 günlük.2-3 gündür gündüzleriannesine çok ağlıyor.akşam ben işten gelince biraz daha ağlıyor. insanın dayanması zor.üzülüyor.allah annelere yardımcı olsun.
...
Yazan Sibel Kurtoğlu, +
Bebeğim 45 günlük .. Bir kaç gündür dehşet ağlamakta. Bu sesi nasıl çıkartıyor anlamadım. Ağlamaların normal olması endişelerimi giderdi. Bazen hiç susmadan yorulmadan ağlaması tahmin edilemez üzüntü yapmakta bende. Artık daha bilinçli hale geldim. Tüm annelerin sabırlı olması ve bu durumlarda en sakin onların olması gerektiği kanısındayım...

Yorum Yaz
Daha kucuk | Daha Buyuk

busy
 
Kimler Sitede
Şu anda 108 ziyaretçi çevrimiçi
En Sevilenler